ADALETİ GÖZETMEK 19/04/2014

 Adaleti Gözetmek.

Toplumda düzen ve intizamı sağlamak için başvurulacak en emin yol ” Adalet üzere olmak” tır. Çünkü adalet mevhumunun unutulduğu toplumlarda sosyal kargaşa, itaatsizlik ve isyan görülür. Adalet, yalnızca hakimler tarafından sağlanmaz. Adalet duygusu, her insanın gönlünde sürekli canlı tutulacak bir duygudur ki, insanoğlunun insanlara, insandan başka canlılara, bitkilere ve hatta tabiata davranışlarında denge ve istikrar unsuru olsun. Adalete mugayyır davranışların sonucunda üzülecek olanlar ise gene insanlardır. Toplumsal münasebetlerde ve adalet'in sağlanmasında insan hep doğruluktan ve adalet ölçüsünden sapmamağa gayret göstermek zorundadır. Zengine yaranmak için veya dalkavukluk etmek için adaleti çarpıtamayacağın ve yalan tanıklık edemeyeceğin gibi, fakir olana da, acıma duygusu galip gelerek gerçek hilafına tanıklık etmek veya hüküm vermek suretiyle zulmete düşemezsin!Ya da fakiri hor görüp onun hakkına ulaşmasına engel koyamazsın. Sonunda, hüküm verenlerin en iyi hüküm vereni Allah-ü Azimüşşan huzurunda yaptıklarından hesaba çekileceğini düşünmelisin. Merhamet gerekiyorsa, merhametlilerin en merhametlisi, yoktan var eden Allah ( CC ) dır. Kur'an-i Kerim Nisa suresi 135. ayet-i kerimesinde mealen şöyle buyrulur: ”Ey insanlar! Kendiniz, ana-babanız, yakınlarınız aleyhine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti gözetin! İster zengin ister fakir olsun, Allah onlara daha yakındır. Adaletinizde hevese uymayın! Eğer eğriltirseniz veya yüz çevirirseniz, biliniz ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır! ”

Adil Küçükay